Size bir ÖYKÜMÜZ var! etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Size bir ÖYKÜMÜZ var! etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2026 Cuma

Size bir ÖYKÜMÜZ var!





AI'nın MİZAH ve ŞİİR bloguna Mizah Öyküsü sürprizi: ŞAİRİN DİJİTAL İMTİHANI


MİZAH ve ŞİİR blogunun genel edebi havasına, yani şiir ile ironiyi harmanlayan üslubuna uygun olarak hazırlanan kısa ve eğlenceli bir mizah öyküsü: [1] 


ŞAİRİN DİJİTAL İMTİHANI

Abbas Bey, ömrünü hece ölçüsüne, uyaklara ve masasında titreyen gaz lambasının ışığına adamış geleneksel bir şairdi. Mahallede herkes ona "Üstat" der, yazdığı derin aşk ve memleket şiirlerine saygı duyardı. Ancak dünya değişmiş, devir internet devri olmuştu. Bir gün torunu Berke, Abbas Bey’in eline akıllı bir telefon tutuşturup kulağına fısıldadı: "Dede, artık kimse şiir matbaada basılsın diye beklemiyor. Sana bir blog açtım, adı da 'Mizah ve Şiir'. Yazdıklarını buraya yükle, milyonlar okusun!" [1]
Abbas Bey önce bu işe ısınamadı. Şiir dediğin mürekkep kokmalıydı. Ama yine de torununun hevesini kırmadı. İlk akşam, oturdu masasına ve otuz yıldır kimseye okumadığı, uğruna gözyaşı döktüğü o meşhur melankolik aşk şiirini büyük bir gururla blogda paylaştı:

"Gözlerin bir yangın yeri, ben o yangında kül,
Feryadıma ağlar gökteki her bülbül..."
Ertesi sabah büyük bir heyecanla yorumları okumak için telefonun başına geçti. Gözlüklerini burnunun ucuna indirip ekrana baktığında ilk yorumu gördü. Kullanıcı adı Gamer_X_06 olan biri şöyle yazmıştı:

12 Kasım 2011 Cumartesi

Anton ÇEHOV öyküsü : DİLENCİ



                    -1887-
-Yardımsever bayım! İyilik edin, bu mutsuz, aç adamı boş çevirmeyin. Üç gündür bir lokma şey yemedim... Geceyi geçirecek bir yer bulmak için beş kapiğim bile yok.!. Vallahi billahi böyle! Yedi yıl köy öğretmenliği yaptım, yerel yönetimin oyunları sonucu görevimi yitirdim. Bir raporun kurbanı oldum. İşte bir yıldır böyle yersiz yurtsuz dolaşıyorum.
Avukat Skvortsov dilencinin mavimsi kır renkli delik deşik paltosuna, donuk sarhoş gözlerine, yanaklarındaki kırmızı lekelere baktı. Sanki bu adamı daha önce bir yerlerde görmüş gibi geldi ona.
Dilenci sürdürüyordu yalvarmasını:
- Şimdi bana Kalujskaya vilayetinde bir iş öneriyorlar. Ama benim oraya gidecek param da yok ki... Yardım edin, acıyın bana! Dilenmek

29 Temmuz 2010 Perşembe

Sezen AKSU'dan mizahî bir öykü: İÇİMİZDEN BİRİ

Sezen Aksu öyküsü İçimizden Biri_Mizah ve Şiir blog_
vinyet:Sevdakâr Çelk  

1980'li
yıllarda mizahî yazılarıyla da dikkat çeken Sezen AKSU'dan bir öykü:             İÇİMİZDEN BİRİ
 
Yaşantım boyunca tanıdığım ve anlatmaya değer arkadaşlarımdan biri de sokakta her gördüğü genç için,
"Şu ileride duran delikanlıyı gördün mü? Bana o biçim kesik atıyor diyen mahalle arkadaşım Dilber'dir.
Genç kızlık devremin büyük bir bölümünü onunla geçirdim diyebilirim. Benden bir hayli büyük olmasına, kafa yapımızın da uyuşmamasına rağmen yine de iyi arkadaştık. Anlaşmamızın nedenini biraz da onun kişiliğindeki ilginçliğe bağlıyorum. Hiç şüphesiz beni çeken şey, onu daha iyi tanıma arzusuydu.
En belirgin özelliği sokakta, çarşıda, okulda mutlaka kendisine bakacak birilerini bulup, sonra da bundan hiç hoşnut olmamış bir yüz ifadesi ile.

15 Mart 2008 Cumartesi

Ferhan ŞENSOY, futbol "TARAFTAR"ını irdeliyor

Ferhan ŞENSOY yazısı              TARAFTAR
    Yirminci yüzyılın vebası futbol, dünyayı sarmaşık gibi sararken giderek profesyonelleşiyor ve ciddi bir uluslararası ticaret ortamı oluşturuyor. 
   Dikkat ederseniz artık her gün maç var. 
Salı günü zırt kupası, 
çarşamba gecesi bırt şampiyonası, 
hafta sonu lig maçları... 
   Futbol, sanayi kolu olarak patlamış durumda. Parayı bastıran futbol kulübü satın alıyor. Oturmuş bir futbol kulübü, sıkı para kazanıyor. 
   Futbolun bileti, sinemanınkinden, tiyatronunkinden pahalı. İzleyici sayısı on binlerce.