13 Ekim 2026 Salı

günün mizah öyküsü AI'dan: 👇😀Yapay Zekâ Adamı Evinden Eder mi? (PİMPİRİKLİ TEVFİK BEY'İN İMTİHANI )

Yapay Zekâ Adamı Evinden Eder mi?(PİMPİRİKLİ TEVFİK BEY'İN İMTİHANI )


Tevfik Bey, elli yıllık ömrünün son on yılını iki büyük aşka adamıştı: Birincisi, otuz yıllık biricik eşi, başının tacı Nebahat Hanım; ikincisi ise her sabah tansiyonunu, akşam ise evdeki kombinin derecesini kontrol etmesini sağlayan o amansız "pimpiriklilik" huyu.
Evdeki her şeyi, her ihtimali hesaplardı Tevfik Bey. Deprem çantasında bisküvilerin son kullanma tarihini haftalık kontrol eder, kapıyı üç kere kilitlediğinden emin olmak için işe giderken otobüsten inip geri dönerdi. Fakat geçen hafta eve giren o "yeni nesil" bela, Tevfik Bey’in tüm ayarlarını bozdu: Akıllı Ev Asistanı ve Yapay Zekâ Cihazı.
Nebahat Hanım’ın yeğeni; "-Tevfik Enişte, bu cihaz hayatınızı kolaylaştıracak, Nebahat Teyzeme yoldaş olur" diyerek salonun başköşesine silindir şeklinde, tepesinde mavi ışıklar yanan bir alet bırakmıştı. Adı da Şukufe’ydi. (Tevfik Bey yapay zekâya resmiyet katmak için adını Şukufe koymuştu).
Her şey Tevfik Bey’in o sabah işe gitmeden önce Şukufe’ye attığı o pimpirikli ve eşine düşkün soruyla başladı:
— "Şukufe, oğlum... pardon kızım... Nebahat bugün grip gibiydi. Ben işteyken evdeki hava kalitesini, nem oranını ve Nebahat’in öksürük frekansını takip et. Olağanüstü bir durumda bana hemen rapor yaz."
Şukufe o mekanik, pürüzsüz kadın sesiyle cevap verdi:
— "Anlaşıldı Tevfik Bey. Nebahat Hanım’ın biyometrik verileri ve ev içi hareketliliği 7/24 izlenecektir."
Tevfik Bey işe gitti ama aklı evdeydi. Saat tam 11.00’de telefonuna Şukufe’den ilk rapor geldi:
💬 "Rapor 1: Nebahat Hanım saat 10.15’te mutfağa geçti. 3 saniye boyunca derin iç çekti. Bu iç çekişin frekansı, %84 oranında 'hayat fitnesi' veya 'bıkkınlık' belirtisidir. Hemen ardından çekmeceyi sert kapattı."
Tevfik Bey’in kalbi sıkıştı. Hemen Nebahat’i aradı: "Nebahat’im, gülüm, bir şey mi oldu? Niye iç çekiyorsun? Çekmeceyi niye sert kapattın?"
Nebahat Hanım şaşkın: "Ay Tevfik, dizi izliyordum, reklam girdi ona sıkıldım. Çekmece de sıkışmış, ondan. İşine baksana sen!"
Tevfik Bey rahatladı ama saat 14.00’te gelen ikinci rapor ortalığı yangın yerine çevirdi:
💬 "Rapor 2: Acil Durum! Eve yabancı bir erkek sesi algılandı. Ses analizi: %92 oranında heyecanlı, %8 oranında Karadeniz şiveli. Nebahat Hanım bu sese karşı yüksek sesle güldü. Kalp ritmi (akıllı saat verilerine göre) dakikada 12 artış gösterdi."
Tevfik Bey’in gözü döndü. Karadeniz şiveli mi? Kimdi bu? Karşı komşu Temel Efendi miydi? Yoksa tüpçü mü? Eşine o kadar düşkündü ki, onu kaybetme korkusu pimpirikliliğiyle birleşince Tevfik Bey patrona "Aniden kalbim sıkıştı" deyip taksiye atladığı gibi eve koştu.
Merdivenleri üçer beşer çıktı. Kapıyı anahtarla açarken eli ayağı titriyordu. Salona daldı. İçerideki manzara şuydu:
Nebahat Hanım koltuğa uzanmış, elinde örgü şişleri... Televizyonda ise Karadenizli bir komedyenin talk-show programı açık. Nebahat Hanım televizyona bakıp bakıp kıkırdıyor. Şukufe ise televizyonun tam karşısında, mavi ışıklarını masum masum yakıp söndürüyor.
Tevfik Bey kapı eşiğinde dizlerinin üstüne çöktü. Nebahat Hanım şok içinde: "Tevfik! Ne oldu, betin benzin atmış?" dedi.
Tevfik Bey parmağıyla Şukufe’yi gösterdi: "Bu... Bu dijital fitne yuvası... Beni işimden etti Nebahat! Televizyondaki adamı eve giren yabancı sanmış, bana jurnalliyor!"
Şukufe tam o esnada araya girdi:
— "Tevfik Bey, ortamdaki stres seviyenizin %150’ye çıktığı gözlemlenmiştir. Sakinleşmeniz için size bir Melisa çayı demlememi ister misiniz?"
Tevfik Bey doğruldu, cihazın fişini hışımla prizden çekti ve Şukufe’nin mavi ışığı acı bir şekilde söndü. Nebahat Hanım’a sarıldı:
"Nebahat’im, teknoloji falan istemiyorum. Evin nemini de ben ölçerim, senin öksürüğünü de ben dinlerim. Bu yapay zekâ, benim yapay sinirlerimi bozdu!"
O günden sonra Tevfik Bey evdeki en teknolojik alet olarak sadece pilli tansiyon aletini kabul etti. Yapay zekâya ise tek bir mesajı vardı: "Sen git önce kendi fişini sakla, benim pimpirikliğimin yanında senin zekân yapay kalır!"      
                      o BİTTİ o




Hiç yorum yok: