19 Ekim 2026 Pazartesi

KAYGAN SABRİ’NİN "ELE GELMEZ" MESAİSİ... (AI'dan_günün mizah öyküsü)



KAYGAN SABRİ’NİN 
"ELE GELMEZ" MESAİSİ
Şirketin insan kaynakları departmanı iki aydır tek bir ismin peşindeydi: Sabri.
Sabri, CV’sine göre şirketin en parlak, en üretken ve vizyoner proje yöneticisiydi. Ancak İK Müdürü Melis Hanım için Sabri, varlığı sadece şirket içi yazışmalarda kanıtlanabilen bir mitoloji kahramanından farksızdı. Çünkü Sabri, tam anlamıyla "balık gibi" bir adamdı; ne zaman biri onu yakalamaya çalışsa elden kayıp gidiyordu. https://mizahvesiir.blogspot.com
Pazartesi sabahı Melis Hanım, kararlılıkla Sabri’nin masasına doğru yürüdü. Tam yaklaşıyordu ki Sabri bir anda koltuğundan fırladı:
— "Melis Hanım! Tam da size geliyordum! CEO Bey acil bir kriz masası kurdu, oraya uçmam lazım!" dedi ve koridorun köşesinden adeta bir su yılanı gibi kıvrılarak gözden kayboldu. Melis Hanım arkasından bakakaldı.
Salı günü Melis Hanım, Sabri’yi kahve makinesinin önünde sıkıştırdı. Kaçacak yeri yoktu. Tam "Sabri Bey, şu performans raporu..." diye söze başlayacaktı ki Sabri elindeki fincanı havaya kaldırıp acı dolu bir yüz ifadesi takındı:
— "Ah! Melis Hanım, sıcak su tam sol alt azı dişime vurdu. Çene cerrahım 'Gecikirse apse yapar' demişti, randevuma yirmi dakika var!" diyerek sanki kahve alanında hiç var olmamış gibi hızlıca asansöre süzüldü. https://mizahvesiir.blogspot.com
Çarşamba günü Melis Hanım strateji değiştirdi. Sabri’yi sabitlemek için odasına girip kapıyı kapattı ve doğrudan sordu:  https://mizahvesiir.blogspot.com
— "Sabri Bey, iki haftadır hiçbir toplantıya tam zamanında katılamadınız. Sorumluluklardan sürekli kaçıyorsunuz. Resmen balık gibisiniz, bir türlü ele gelmiyorsunuz!"  https://mizahvesiir.blogspot.com

Sabri hiç istifini bozmadı. Masasının arkasından hafifçe doğruldu, Melis Hanım’a doğru en profesyonel gülümsemesini gönderdi ve şöyle dedi:
— "Melis Hanım, aslında bu benim çalışma metodolojim. Ben projelere dinamik ve akışkan yaklaşıyorum. Katı kurallarla bir yere varamayız, su gibi olmalıyız! Hem biliyorsunuz, büyük balık küçük balığı yutar. Ben bu şirkette yutulmamak için sürekli hareket halinde olmak zorundayım."  https://mizahvesiir.blogspot.com
Tam o sırada Melis Hanım’ın telefonu çaldı. Arayan genel müdürdü ve acilen Sabri’nin masasındaki bir dosyayı istiyordu.  https://mizahvesiir.blogspot.com
Melis Hanım başını telefondan kaldırıp, "Sabri Bey, genel müdürümüz..." diyecekti ki, masanın arkasındaki koltuğun boş olduğunu gördü.
Açık pencereden içeri giren hafif rüzgarda, masanın üzerindeki küçük bir not kağıdı dalgalanıyordu. Melis Hanım kağıdı eline aldı. Üzerinde Sabri’nin el yazısıyla şu not duruyordu:  https://mizahvesiir.blogspot.com
"Melis Hanım, genel müdürümüzün isteyeceği dosyayı tam iki dakika önce masasına bıraktım. Ben de o sırada kahve makinesinin orada karşılaştığım finans müdürünü peşimden koşturmakla meşguldüm. Kendisine 'bütçe raporu için peşinizden geliyorum' dedim ama muhtemelen beni yine bulamayacak. Bir sonraki köşe kapmacada görüşmek üzere!"  https://mizahvesiir.blogspot.com
Melis Hanım pencereden dışarı, şirketin bahçesine baktı. Sabri, elinde kahve bardağıyla sanki hiçbir şey olmamış gibi sakin adımlarla otoparka doğru ilerliyordu. Hakikaten de ele avuca sığmayan bu "balık", şirketin en kaygan ama bir şekilde işi her zaman önceden çözen en gizemli parçasıydı.
                               o BİTTİ o [19.10.2026]





Hiç yorum yok: