Ortaya KARIŞIK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ortaya KARIŞIK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ekim 2026 Pazartesi

Ortaya KARIŞIK

görselleri TIKLAYIN!
 Ortaya KARIŞIK (1)                                            ÇEŞİTLİ  (2)                                                              




                                                                            

                                                                              



KIZIM OLMADAN ASLA (Not Without My Daughter), Betty MAHMUDİ kitabı


KIZIM OLMADAN ASLA
 (Not Without My Daughter), Betty MAHMUDİ'nin kendi hayat hikayesinden uyarlanan ve dünya çapında milyonları etkileyen, mutlaka okunması gereken sarsıcı bir başyapıttır.

Bu biyografik kitap sinemaya da uyarlandı.
Sally Field, başrolünde oynadı.

Bir annenin kızı için verdiği olağanüstü kurtuluş mücadelesini

18 Ekim 2026 Pazar

"Balık gibisin ele gelmiyorsun"

**"Balık gibisin ele gelmiyorsun"
-👆Bu bir deyim...
         -Daha ne deyim? 😀

__Hadi bi şey deyin! -ki, 
deyimle ilgili bi şey deyim! [d(iy)eyim!]

Bu da siz dostlara (http://mizahvesiir.blogspot.com/'un kıyağı olsun!)

"Balık gibisin ele gelmiyorsun" deyimi, genellikle yakalanması, elde tutulması, kontrol edilmesi veya anlaşılması zor olan kişiler için kullanılan mecazî bir ifadedir.  https://mizahvesiir.blogspot.com

Tıpkı canlı bir balığın elden kayıp gitmesi gibi, bu sözün söylendiği kişi de sürekli bir kaçış veya

Ayşe KULİN; çöp toplayanlara karşı önyargı ve kızgınlığının, Nalân TÜRKELİ'nin "Varoşta Kadın Olmak" adlı eseriyle nasıl yıkıldığını anlatıyor



  Ayşe Kulin;
  -"O çöp toplayanlara ben çok kızardım. 
Topağacı'nda otururduk. 
Oradan aşağı inerken hep toplarlar; bir şeyler saçılır, 
kediler köpekler oraya buraya taşırdı çöpleri falan. 
Çok kızarım, penceremi indiririm: 'Ya ayıp değil mi? Pislik yapıyorsunuz, ayıptır, günahtır!" 

Şarkıcı ALPAY'dan anlamlı bir anekdot


       Adama soruyorsun “Sen ne yaparsın?”, “Şarkı söylerim” diyor. “Peki resimden anlar mısın?”, “Anlamam” diyor.

15 Ekim 2026 Perşembe

Ressam Adem Başpınar tabloları

Adem Başpınar 

1975 yılında Malatya'nın Arapgir ilçesinde doğdu. 1994 yılında İstanbul Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi'nden mezun oldu. 1999 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde, Neşe Erdok ve Özdemir Altan atölyelerinde eğitimini tamamladı. Sanat kariyerine İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nde sahne ressamı (realizatör) olarak 2005 yılında başlayan Başpınar, bugüne dek çok sayıda karma ve yarışmalı sergide yer aldı.

(15.10.2026'm)
Adem Paşpınar tablosu: S Ö K Ü N (15.10.2026'm)

Adem Başpınar tablosu: DÜŞ
(15.10.2026mn) 

Kütüphane deyip de geçmek olanaksız, dedirten görseller...

  Bu örneklere bakınca, "Çok daha ilgincini bulan / bilen de vardır", diye düşünmeden edemiyoruz. 


        Görseldeki eser, Polonyalı sürrealist ressam Jacek Yerka'ya ait "Bibliodame" (Kitap Barajı) adlı tablodur.

      **


                               El Escorial Kütüphanesi

Madrid’de bulunan El Escorial Kütüphanesi dünyanın en büyük kütüphaneleri arasında

14 Ekim 2026 Çarşamba

At sırtında bile resim çizebilen ressam Eugene DELACROIX


 At sırtında bile resim çizebilen ressam Eugene DELACROIX

 At sırtında bile resim çizebilen ressam Eugene DELACROIX

Alpay'ın vedası: “Eylülde Gel”

“Fabrika Kızı”'na şarkılar söyledi, “Eylülde Gel” diye seslendi sevdiklerine... Bir ömür insanların ayrılıklarına tercüman oldu. Sonra bir Ekim ayında ayrıldı aramızdan...

1935'de Ankara'da başladı hayatı. Demiryollarında çalışan bir baba, çalışkan bir anne, okul sıraları... Ama küçük Alpay'ın içinde başka bir ritim atıyordu.

Futbol sahalarında top koşturdu.

ESKİ FOTOĞRAFLAR



     Seksenli yıllardan bir düğün fotoğrafı. Salonun gedikli fotoğrafçısı masa masa dolaşıp yevmiyesini çıkartmaya çalışmış. 

     Sahaflara düştüğüne göre

Lise öğrencisi Ayşe Umay Bahçivan'ın çorak toprakta KAYISI yetiştirme başarısı


70 yıldır kimse o toprağa tek bir kazma bile vurmadı; çünkü su kaynağı olmayan iki bin rakımlı ÇORAK bir araziydi.

Köylüler, "Burada ot bile bitmez, boşuna uğraşma" dedi. Lise öğrencisi Ayşe Umay Bahçıvan, bildiği yoldan gitti, dayanaksız sözleri dinlemedi.

13 Ekim 2026 Salı

ROMANYALI ÜNLÜ ŞAİR Mircea IVANESCU (1931-2011) ve şiiri: BU NEDENLE YALNIZLIK DİYE BİR ŞEY YOKTUR


 
Mircea IVĂNESCU şiiri:
BU NEDENLE YALNIZLIK DİYE BİR ŞEY YOKTUR 
    
Yani, yalnızlık diye bir şey yok,
        her zaman daha fazlasıyız 
– kendi içimizde, nereye gidersek gidelim – 
ve içimizde gizlenen, saklanan o yalnızlıklara merhamet etmeleri için başkalarına
          ne kadar yalvarsak da . (...)
•••
"Ve sonra büyük yağmurlar gelir" 
        ve akşam bahçesine saklanırız 
– ve yüzlerimiz sık sık ıslak yapraklarda yansır ve bizi sallar– 
        sanki bir aynada rüya görüyormuşuz gibi.

günün mizah öyküsü AI'dan: 👇😀Yapay Zekâ Adamı Evinden Eder mi? (PİMPİRİKLİ TEVFİK BEY'İN İMTİHANI )

Yapay Zekâ Adamı Evinden Eder mi?(PİMPİRİKLİ TEVFİK BEY'İN İMTİHANI )


Tevfik Bey, elli yıllık ömrünün son on yılını iki büyük aşka adamıştı: Birincisi, otuz yıllık biricik eşi, başının tacı Nebahat Hanım; ikincisi ise her sabah tansiyonunu, akşam ise evdeki kombinin derecesini kontrol etmesini sağlayan o amansız "pimpiriklilik" huyu.
Evdeki her şeyi, her ihtimali hesaplardı Tevfik Bey. Deprem çantasında bisküvilerin son kullanma tarihini haftalık kontrol eder, kapıyı üç kere kilitlediğinden emin olmak

12 Ekim 2026 Pazartesi

Sinema ve tiyatro oyuncusu; şair ve yazar NİHAT ZİYALAN, "Hayata Veda" etti.!. // ... ve Nihat Ziyalan şiiri: OĞLUM


Yeşilçam sinemasında pek çok filmde rol alan sanatçı, özellikle canlandırdığı kötü adam karakterleriyle hafızalara kazındı. 

Uzun yıllar şehir tiyatrolarında sahne alan Ziyalan, aynı zamanda şair ve yazardı. 

Son olarak Türkan Şoray’ın yönetip, başrolünü oynadığı 'Azap' filmiyle kamera karşısına geçen usta oyuncu yaşamını Avustralya'da sürdürüyordu. 

Nihat Ziyalan, özellikle canlandırdığı kötü adam karakterleriyle hafızalara kazınmıştı.


NİHAT ZİYALAN: 

 26 Şubat 1936 tarihinde Adana'da dünyaya geldi. 

Yaman TÜZCET... Ardında; sahnelerin tozuna karışmış hikâyeler, kitaplar, karikatürler / filmler ve hâlâ kulağımızda çınlayan o neşeli “Kelebekleeer gibi.!.” sesini bıraktı.

 




      “Kelebekleeer gibi… Bir, ki, üç.!.”
       Bazen bir oyuncu, koca bir ömrü tek bir repliğin içine sığdırır : “Kelebekleeer gibi… Bir, ki, üç.!.”
      1942 yılında İstanbul’da doğdu. Çocukluğu, şehrin sokaklarında hayatın kendi tiyatrosunu kurduğu yıllara rastladı. Konservatuvarda

İtalya'nın YAVRU ile KATİBİ, bizim de NOKTA ile VİRGÜL'ümüz vardı.



Abdullah Şahin +
 Enver Demirkan
Yavru ile Katip, 1970'li yıllarda Türkiye'de de popüler olmuş,  İtalyan sinemasının iki komedyeninin Türkiye'de gösterilen filmlerindeki yerel adı. Bu ikiliye verilen bir diğer ad da 002 idi.

 İkili 1960'lı yıllarda Türkiye'de "Bıdık ile Düdük" olarak anılıyordu.








İtalya'da Franco e Ciccio olarak anılan bu iki oyuncu Franco Franchi (d.1928[1] - ö.1992) veCiccio Ingrassia (d.1922 - ö.2003) idi. Her ikisi de Sicilya'nın Palermo  kentinde dünyaya gelmişti. İlk kez 1954 yılında tanışan ikili 1960 yılında sinemaya da birlikte başladı. 1970'li yıllarda birlikte çevirdikleri bir dizi komedi filmi ile önce İtalya'da sonra da dünyada

8 Ekim 2026 Perşembe

Necla Uygur; merhum tiyatrocu Nejat Uygur’un eşi, Süheyl ve Behzat Uygur’un annesi; yaşama veda etti: 08 Ekim 2026

Necla Uygur; merhum tiyatrocu Nejat Uygur’un eşi, Süheyl ve Behzat Uygur’un annesi; tedavi gördüğü hastanede yaşama veda etti: 08 Ekim 2026

Tiyatromuzun emektarı Necla Uygur (89),  tedavi gördüğü hastanede  yaşama veda etti. Bu veda, sevenleri ve sanat dünyası için unutulacak bir veda

Sevdakâr Çelik yazısı: ANNESİNİN AYAK TIRNAĞINI KESİNCE OĞUL



ANNESİNİN AYAK TIRNAĞINI KESİNCE OĞUL

Bir fotoğraf ki...

Görüp de etkilenmemek mümkün değil...

Böyle bir fotoğrafta sonsuz duygu, düşünce ve güzellikler saklıdır. İçimizden geçenleri anlatmaya kalkışsak, mutlaka, eksik kalacağını

1 Ekim 2026 Perşembe

Ara GÜLER'in objektifinden...

 

 bu ikonik fotoğraf duayen fotoğraf sanatçımız Ara Güler'e aittir.
Fotoğraf, İstanbul sokaklarındaki günlük yaşamı ve insan manzaralarını kendi tabiriyle "tarihe not düşmek" amacıyla belgeleyen Ara Güler'in en çok bilinen ve sergilenen siyah-beyaz karelerinden biridir. [1, 2]
Görselde, sırtında büyük bir küfe taşıyan bir hamalın (küfeci), bir pastane vitrinindeki renkli pastalara bakarak durakladığı o etkileyici an ölümsüzleştirilmiştir.