30 Kasım 2010 Salı
*İnternetten GEÇİNCE...,
*İnternetten GEÇİNCE...,
27 Kasım 2010 Cumartesi

sevdakâr çelik
_ kahve ikramlı yüzüyle mavili palyaço_ 27.11.2010mn
pas geçilmeyecek fikir_A_lar...
daha önce neredeydin?
.... İşi gereği başka bir kente gitmeye hazırlanan adam, uçağa binmek üzereyken kulağında bir ses:
“-Sakın binme, bu uçak düşecek.!.”
Dönüp bakmış, kimse yok; ama yine de içine bir kurt düşmüş ve bu nedenle uçağa binmemiş. Çaresiz, ikinci uçağı beklemeye koyulmuş. Tam da o sırada, önceki uçağın düştüğüne ilişkin kara haber ulaşmış:
Yolcuların tümü yaşamını yitirmiştir.
*
“-Bu trene sakın binme, çünkü raydan çıkacak!”
Dönüp, sağına soluna bakmış, lâkin yine kimse yok.!.
Bunda da bir keramet vardır deyip, trene binmemiş.
Gelmiş eve...
Sabahleyin gazeteye göz atıp da, ilk sayfadaki;
”-Tren raydan çıktı; şu kadar ölü, şu kadar yaralı...” biçimindeki haberle ürpermiş adam.
*
İşi gereği başka bir kente gitmeye mecburdur... koşup, otobüs için bilet almış... Tam binerken yine o bildik ses:
“-Bu otobüse binmeyesin ha.!. Freni patlayacak, unutma.!.
Dönmüş bakmış sağına soluna, fakat yine görünürde kimse yok.!.
Dayanamamış, bağırmış adam:
”-Sen kimsin yahu.?."
“-Ben senin iyilik meleğinim.!.”
Adam, iyice kabaran öfkesiyle kızmış:
“-Ülen be hey gafil, evlenirken neredeydin.!?.”
.... İşi gereği başka bir kente gitmeye hazırlanan adam, uçağa binmek üzereyken kulağında bir ses:
“-Sakın binme, bu uçak düşecek.!.”
Dönüp bakmış, kimse yok; ama yine de içine bir kurt düşmüş ve bu nedenle uçağa binmemiş. Çaresiz, ikinci uçağı beklemeye koyulmuş. Tam da o sırada, önceki uçağın düştüğüne ilişkin kara haber ulaşmış:
Yolcuların tümü yaşamını yitirmiştir.
*
Korku içinde tren garına koşmuş adam.
Biletini alıp tam trene binecekken, aynı ses yine kulağında:“-Bu trene sakın binme, çünkü raydan çıkacak!”
Dönüp, sağına soluna bakmış, lâkin yine kimse yok.!.
Bunda da bir keramet vardır deyip, trene binmemiş.
Gelmiş eve...
Sabahleyin gazeteye göz atıp da, ilk sayfadaki;
”-Tren raydan çıktı; şu kadar ölü, şu kadar yaralı...” biçimindeki haberle ürpermiş adam.
*
İşi gereği başka bir kente gitmeye mecburdur... koşup, otobüs için bilet almış... Tam binerken yine o bildik ses:
“-Bu otobüse binmeyesin ha.!. Freni patlayacak, unutma.!.
Dönmüş bakmış sağına soluna, fakat yine görünürde kimse yok.!.
Dayanamamış, bağırmış adam:
”-Sen kimsin yahu.?."
“-Ben senin iyilik meleğinim.!.”
Adam, iyice kabaran öfkesiyle kızmış:
“-Ülen be hey gafil, evlenirken neredeydin.!?.”
26 Kasım 2010 Cuma
sevdakar çelik _ÇİZinceLİKLE_ "bizde TRAFiK ve bitmeyen ÇIĞLIK"...
Azrail’in; “Geliyorum!” değil, “Ben hep buradayım.!.” dediği ve demeye de devam ettiği ciddi sorunumuz: TRAFİK
.............. Sevdakâr ÇELiK
not_ Çalışmamızı destekleyici unsur olarak kullanılan ÇIĞLIK tablosu, Edvard MUNCH'a aittir. /s.ç.
Azrail’in; “Geliyorum!” değil, “Ben hep buradayım.!.” dediği ve demeye de devam ettiği ciddi sorunumuz: TRAFİK
.............. Sevdakâr ÇELiK
not_ Çalışmamızı destekleyici unsur olarak kullanılan ÇIĞLIK tablosu, Edvard MUNCH'a aittir. /s.ç.
Sevdakâr ÇELiK*şiiri*..
İNSANI ARADIM İNSAN İÇİNDE /MEĞER HER İNSANLA YOLA ÇIKILMAZ İMİŞ…*Sevdakâr ÇELiK
İNSANI ARADIM İNSAN İÇİNDE /MEĞER HER İNSANLA YOLA ÇIKILMAZ İMİŞ…*Sevdakâr ÇELiK
25 Kasım 2010 Perşembe
24 Kasım 2010 Çarşamba
Sevdakâr ÇELİK'in_çizgisiyle_24 Kasım Öğretmenler Günü*
![]() |
| Sevdakâr ÇELİK'in_çizgisiyle_24 Kasım Öğretmenler Günü* |
http://mizahvesiir.blogspot.com/
Merakla ve biraz da endişeyle bekliyordu Seher. Nasıl endişeli olmasındı ki!
Tüm öğretmenlerini sevmişti. En çok da Haydar öğretmeni… Bütün ödevlerini zamanında ve eksiksiz yapmaya gayret ediyor, her gün istekle ve sevinçle koşuyordu okuluna. (...)- devam
Şimdiye kadar altı öğretmen değişmişti. Hepsinin de şu veya bu sebeple tayinleri çıkmış başka yerlere gitmişlerdi. Çoğu zaman da boş geçmişti dersleri. Neyse ki bu sefer hiç boşluk olmadan yeni öğretmenleri geliyordu.
Tüm öğretmenlerini sevmişti. En çok da Haydar öğretmeni… Bütün ödevlerini zamanında ve eksiksiz yapmaya gayret ediyor, her gün istekle ve sevinçle koşuyordu okuluna. (...)- devam
Etiketler:
f.b.çetin,
kendini unutturmayan yazılar
21 Kasım 2010 Pazar





Giovanni GUARESCHi
Dünyanın en ünlü mizahçılarından biridir Giovanni Guareschi. 1952'de Bordinghera'da {İtalya} Uluslararası Mizah Yarışmasında, birincilik armağanı ALTIN PALMİYE’yi kazandıktan sonra; ünü, ülkesi İtalya'nın dışına da yayılmış, kitapları başka dillere çevrilmiştir. Guareschi’nin, ülkesinde ve dünyada bir hayli beğeni toplayan "Don Camillo" adlı roman dizisi, birçok dile çevrilmiştir.
Bizde de onun ilk yayınlanan yapıtı "Don Camillo' nun Küçük Âlemi" adlı romanıdır. Çeviriyi Burhan Felek gerçekleştirmiştir. Daha sonra Adnan Benk, Guareschi'den çevirdiği hikâyeleri, "Katır İnadı" adlı bir kitapta toplamıştır." GUARESCHi'nin Türkçe'ye çevriImiş başka öyküleri de vardır. Bu çeviri öyküler de derlenerek "Basın Hürriyeti" adlı bir kitapta toplanmıştır. Bunlarda başka, "Patates Şövalyeleri" , "Don Camillo ve Şeytan" adlı romanları da ülkemizde yayınlanmıştır.
![]() |
| (1957'de AKBABA Yayınları arasında çıkan "Katır İnadı"nın 1. baskı kapak resmi) |
*1908'de İtalya'da dünyaya gelen bu ünlü sanatçı, 1968 yılında yaşama gözlerini yummuştur.
***
...
MİZAH VE ŞİİR‘de "Guareschi Karikatürleri"nden örnekler verirken;
http://lahmacunmizah.blogspot.com/ 'da "JOZEFIN TEYZEM" adlı bir mizah öyküsünü sunacağız siz değerli izleyicilerimize. ...
Öyküleri kadar sıcak ve sempatik bu İtalyan mizah yazarını biraz daha yakından tanımanız için; FOTOĞRAFLARINA yer vermeyi de yeğledik...
Tüm bunlara ek olarak, Lele CROGNALE ve G.Griver imzalı birer
"Giovanni GUARESCHi" portre karikatürünü de
siz değerli mizah dostlarıyla paylaşıyoruz.
.......................................... Sevdakâr ÇELİK "Giovanni GUARESCHi" portre karikatürünü de
siz değerli mizah dostlarıyla paylaşıyoruz.
Etiketler:
ARAMIZDAN AYRILANLAR,
ÇİZinceLİKLE,
sevdakâr çelik _YAZILAR
İtalya'nın ünlü mizah yazarı Giovanni GUARESCHI öyküsü: JOZEFIN TEYZEM + Giovanni GUARESCHI -kısa biyografisi-
Jozefin teyzem bugün habersiz çıkageldi. Kendisini dört seneden beri görmemiştim. Kapıyı tesadüfen karım açtı. Jozefin teyzem her zamanki gibi fikrini söylemekten çekinmedi :
-Üçtür çalıyorum, dedi. Sizin gibi hizmetçiyi ben evimde bir gün tutmam, hemen deflerim. Siz ne biçim hizmetçisiniz?
Karım şaşkın:
-Hizmetçi değilim, diye kekeledi. Yeğeninizin karısı...
Jozefin teyzem lafını kesti:
-Öyle mi? Peki!
![]() |
| Lele Crognale'in çizgisiyle Giovanni GUARESCHI'nin portre karikatürü |
Yürüdü, karşısına çıkan ilk kapıya saldırdı.
Karım telaşlanarak:-Affedersiniz efendim, dedi, orası banyo...
Jozefin teyze açıp baktığı için sert bir sesle:
-Gördük, diye cevap verdi. Rabıtalı bir evde böyle şeyler olmaz. Ayakyolu daima solda bulunur.
Jozefin teyze başka bir kapı açtı. Bu sefer karşısına bir süpürge, bez ve fırça ordusu çıktı.
Sabrı tükenen teyzem Giovanni' nin nerede olduğunu sordu. (Giovanni! yani bendeniz!)
Sesi hiç de tatlı değil. . .
Solukları çalıştığım yere kadar geliyor.
Dışarıya atılıp teyzemi saygıyla karşıladım:
Etiketler:
Size bir KARİKATÜRÜMÜZ var!,
Size bir ÖYKÜMÜZ var!
13 Kasım 2010 Cumartesi
YENİ AKREP,94.sayısıyla (Kasım 2010) yayında...*
*HABERimiz oldu,
*
*HABERimiz oldu, *HABERiniz olsun.!.
*
ULUSLARARASI
KARİKATÜR VE MİZAH DERGİSİ
YENİ AKREP,
94.sayısıyla (Kasım 2010) yayında...
http://www.yeniakrep.org/
KARİKATÜR VE MİZAH DERGİSİ
YENİ AKREP,
94.sayısıyla (Kasım 2010) yayında...
http://www.yeniakrep.org/
ADRES: ... .. Hüseyin ÇAKMAK
Kıbrıs Türk Karikatürcüler Derneği
Posta Kutusu: 87
Lefkoşa-Kuzey Kıbrıs
Kıbrıs Türk Karikatürcüler Derneği
Posta Kutusu: 87
Lefkoşa-Kuzey Kıbrıs
Etiketler:
HABERimiz oldu*haberİNİZ olsun...
11 Kasım 2010 Perşembe
9 Kasım 2010 Salı

emmi kızından emmi oğluna pulsuz mektuplar .....
Ah benim inci tenem,
yere göğe goyamadığım sevgili Emmi Oğlu’m,
Aha şu gurbetlik var ya Emmim Oğlu, heç eyi de’el… Niden dirsen, elimi uzatsam
dutamayom, seslensem sesimi duyuramayom… Özleyom hem de çoook, emme inan gene de
gahretmeyom… şükür deyom…
Şu bayramlar da eyi ki olmuş… Oğlanlar, gelinler, oğul uşak hepiciği toplaşıveriyo
köyümüze şenlik oluyo… sevenler birbirine gavuşuyo…hasretlikler biteyo…
İçimde bi sevinç bi sevinç, inan ossun galbimin orta yeri sıkışıveriyo…
Öö’le gün sayıyom… “Bayrama geliyom Emmim Kızı” deye yazdığın mektubu
goynumda saklıyom…
Gelecen ya hanı, yüreciğime bi guş gondu sanki pır pır edip duruyo…
bi de bana şiyir yazmışsın ya, nideceğimi bilemedim…yanaklarım al al olmuş…
utandım işte…
goynumdan çıkarıp çıkarıp okuyom anamdan gizli… eccik otursam gızıyo…
Görsen sinilli sinilli söleniyo… Neymiş; daha aşı goymamışım
ocağa, her iş duruymuş, ben keyif ediymişim…aha şinci ağşam olacamış…eşitmezden geliyom bazı…
* .
=Neyse, sen eyisin de’el mi? İşlerin nası gidiyo? Gendini fazla yormayasın he mi?
“Gupguru galmış senin Emmi oğlu”n dediydi Rüstem dayı… Hanı bi işi varmış ya
senin oralarda, sana da uğrayıvemişdi…
ondan deyom…
Gözüme uyku girmediydi günlerce…
Ah deyom, şinci Emmi Oğlu’mun yanında ossam da onun hızmatını da
görüvesem deye hayıflanıyom bazı… şart ossun ne dirsen yapardım...
guru hayal işte…
Ben gene bi mani yazam sana:
Gece ayrı gündüz ayrı
Eller ayrı sen ayrı
Gönlüme düşmüş ateş
Kalamam senden ayrı
Artık mektubuma son verirken selam eder hasretle seni beklerim… Sağlıcakla galasın …
Aha şu gurbetlik var ya Emmim Oğlu, heç eyi de’el… Niden dirsen, elimi uzatsam
dutamayom, seslensem sesimi duyuramayom… Özleyom hem de çoook, emme inan gene de
gahretmeyom… şükür deyom…
Şu bayramlar da eyi ki olmuş… Oğlanlar, gelinler, oğul uşak hepiciği toplaşıveriyo
köyümüze şenlik oluyo… sevenler birbirine gavuşuyo…hasretlikler biteyo…
İçimde bi sevinç bi sevinç, inan ossun galbimin orta yeri sıkışıveriyo…
Öö’le gün sayıyom… “Bayrama geliyom Emmim Kızı” deye yazdığın mektubu
goynumda saklıyom…
Gelecen ya hanı, yüreciğime bi guş gondu sanki pır pır edip duruyo…
bi de bana şiyir yazmışsın ya, nideceğimi bilemedim…yanaklarım al al olmuş…
utandım işte…
goynumdan çıkarıp çıkarıp okuyom anamdan gizli… eccik otursam gızıyo…
Görsen sinilli sinilli söleniyo… Neymiş; daha aşı goymamışım
ocağa, her iş duruymuş, ben keyif ediymişim…aha şinci ağşam olacamış…eşitmezden geliyom bazı…
* .
=Neyse, sen eyisin de’el mi? İşlerin nası gidiyo? Gendini fazla yormayasın he mi?“Gupguru galmış senin Emmi oğlu”n dediydi Rüstem dayı… Hanı bi işi varmış ya
senin oralarda, sana da uğrayıvemişdi…
ondan deyom…
Gözüme uyku girmediydi günlerce…
Ah deyom, şinci Emmi Oğlu’mun yanında ossam da onun hızmatını da
görüvesem deye hayıflanıyom bazı… şart ossun ne dirsen yapardım...
guru hayal işte…
Ben gene bi mani yazam sana:
Gece ayrı gündüz ayrı
Eller ayrı sen ayrı
Gönlüme düşmüş ateş
Kalamam senden ayrı
Artık mektubuma son verirken selam eder hasretle seni beklerim… Sağlıcakla galasın …
............ Emmi Kızı…
TELİF HAKLARI / "Bu Blog İnternet sitesindeki eserlerin, 05.12.1951 tarih ve 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU uyarınca eserden kaynaklanan mali ve manevi hakları eser sahiplerine aittir, izinsiz kullanılamaz." />>devam
Etiketler:
emmi kızından emmi oğluna pulsuz mektuplar
7 Kasım 2010 Pazar
*HABERimiz oldu, *HABERiniz olsun.!.
CİHAN DEMİRCİ'NİN "HAYAT ÇİZGİSİ" KARİKATÜR SERGİSİ
11 ARALIK'TA MİLAS'TA AÇILIYOR...
*ayrıntılı bilgi "haber" sayfasında...
ileti_Mizah Haber /02Aralık 2010_11.34

4. ULUSAL İDESBAŞ KARİKATÜR YARIŞMASI SONUÇLANDI
*ayrıntılı bilgi "haber" sayfasında...
ileti_"saat.kulesi 35" /03Aralık 2010_13.59
*HABERimiz oldu, *HABERiniz olsun.!.
2010 NACİ EL ALİ ULUSLARARASI FİLİSTİN KONULU KARİKATÜR
YARIŞMASI’NIN SONUÇLARI BELLİ OLDU
*ayrıntılı bilgi "haber" sayfasında...
ileti_"saat.kulesi 35" /29 Kasım 2010_10:27
*HABERimiz oldu, *HABERiniz olsun.!.
DENİZLİ’DE KARİKATÜR SERGİSİ
*ayrıntılı bilgi "haber" sayfasında...
ileti_"saat.kulesi 35" /26 Kasım 2010_09.03
*HABERimiz oldu, *HABERiniz olsun.!.
* İZMİR NAZIM KÜLTÜREVİ'NDE SERGİ AÇILIŞI
*ayrıntılı bilgi "haber" sayfasında...
ileti_"saat.kulesi 35" /07 Kasım 2010_13:33
Etiketler:
HABERimiz oldu*haberİNİZ olsun...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



























