6 Kasım 2021 Cumartesi

ŞİİRİMİZDE ARGO - İstanbul ve Argo // Suavi Süalp şiirinin, Ümit Yaşar marifetiyle argolu hâli: AYTEN'E SERENAT ve Suat Taşer'den «Abuzettin Bey»

Eski İstanbul'da Tulumbacılar

ŞİİRİMİZDE ARGO

İstanbul ve Argo (*) 

Argo; genişliği, büyüklüğü ve kalabalıklığı dolayısıyla en çok İstanbul'da rağbet bulmuştur. Çünkü, argo büyük şehirlerin sosyal özelliklerinden birini teşkil eder. Hele eskiden bu dili, genişletmek üzere her gün bir adım daha atmaya yeltenen uçarı dediğimiz sıfır numara külhanbeyleri, İstanbul'un; Kasımpaşa, Kumkapı, Yenikapı, Çeşmemeydanı, Aksaray, Karagümrük, Tophane, Galata, Beşiktaş, Üsküdar gibi tulumbacılık teşkilatının en çok göze çarpan semtlerindeki tu1umbacı veya çalgılı kahvelerinde toplanırlardı.

Bu kahveler kış mevsimlerinin cuma, özellikle ramazan geceleri hıncahınç dolardı. İstanbul'un her semtinde bunlardan bir iki tanesi göze çarpmakta idi. 

Eyüp Defterdar'ında, Tophane'de, Çeşmemeydanı'nda, Beşiktaş'ta, Boğazkesen'de, Halıcıoğlu'ndaki çalgılı veya tulumbacı kahveleri, bunların en ünlülerindendi. Hele Kumkapı istasyonu yakınında bütün bir sokak, akşamları çarşılıların uğrağı ve türlü argoların beşiği olan meyhanelerle dolu idi.(...) 

*

"Akbaba" Dergisi’nin 21 Şubat 1968 tarihli sayısında  Suavi Süalp'in bir akrostiş şiirini Ümit Yaşar Dokuzcan*(* Oğuzcan), aşağıdaki şekilde argolaştırmıştır: 


             AYTEN'E SERENAT 

Ayıp senin yaptığın Ayten ... 

Yuttum mu sanıyorsun bunları heyhat... 

Teessüf ederim .. 

Ellerini yıka da öyle yanıma yat... 

Niçin gecenin maviliğini üstüme örttün, söyle... 

Su koyuvermekten ne zevk alıyorsun böyle... 

Efendim? bir şey mi dedin, anlamadım... 

Ruj lekesiyle kalbimi çalan kadın...

Erenköy, Çamlıca, Moda ve Maçka...

Ne yapalım şekerim olduk bir kere laçka... 

Asılma depoya gider, dedik ya .. 

Tosladın mı şimdi duvara tereyağ... 

Ne de olsa Avrupa görmüş adamın hali başka

Yine sıfırdan başlayalım doksan dokuza kadar  

Sonrası yüz...anlarsın ya.. sende vardır radar.. 

* 

Yine «Uyanış dergisinin Ağustos 1955 (sayı 5) tarihli nüshasında Suat Taşer'in «Abuzettin Bey» başlıklı aşağıdaki şiiri çok argolu şiirlere güzel bir örnektir: 

* 

Toriğini çalıştır kaşalot 

Gır geçme 

Çaparize gelirsin sonra zıngadak .. 

Kasıntıdan denizler bulanıyor 

Bamya tarlası mı sandın dünyayı 

Bak atı alan Üsküdar'ı dolanıyor 

Hergün ağzın dört köşe 

Ama çınğırağı çektiğinin resmidir 

Kim dedi sana rüzgâra karşı işe 

Asma sakal takma bıyık 

Behey ıspanakzade 

Bu gidişin sonu karanlık 

Tenhalarda bocurgat yaparsın 

İşin gücün haminto 

bilirim her taşın altında varsın 

Fazla viraj alıyorsun ağır ol 

Eşekten düşmüş karpuza dönersin sonra 

Aheste çek kürekleri kendine gel 

Bu devran böyle kalmaz 

İmam kayığı yanaştı mı iskeleye 

Gözünün yaşına bakan olmaz 

Baba mirası değildir hayat 

Söylemesi benden 

İşlet toriğini bay kaşalot 

 

(*) Ferit Devellioğlu_Türk Argo Sözlüğü_5.Basım, 

Ağustos 1970_Bilgi Yayınevi-Ankara (s:43,57) 









Hiç yorum yok: