19 Nisan 2010 Pazartesi

NasrettinHocaAramızda- Photobucket
HALDEN ANLAMAK
Hoca bir gün evinin damında çalışıyormuş. Nasıl olmuşsa, kaymış ve ne olduğunu anlamasına meydan kalmadan kendini yerde bulmuş. Bir süre baygın gibi yatmış, sonra yavaş yavaş kalkmış. Başına birikenler soru yağmuruna tutmuşlar Hoca’yı:
-Bir yerine bir şey oldu mu hocam?
-Hocam, nasıl düştün?
-Neden dikkat etmiyorsun a Hoca!
-Sen de hiç akıl ve dikkat yok mu?
Bu sözlerden iyice sıkılan Hoca, şu karşılığı vermiş:
-Ne desem boş… İçinizde daha önce damdan düşen varsa, halden ancak o anlar…
Photobucket
HELVA yiYEmeMEK
Hoca bir gün şöyle konuşmuş kendi kendine:
-Tanrım ne garip iştir bu dünyanın gidişi! Bir türlü aklım ermez. Bir helva yemek isterim; yağ bulunur, un bulunmaz… Un bulunur, şeker bulunmaz… Şeker bulunur, odun bulunmaz… Gün olur bunların hepsi bulunur, bu kez de ben bulunmam!...
*
İNANMAYAN TUTAR ÖLÇER

Bir gün bir konuşma sırasında komşuları şöyle bir soru sorarlar Hoca’ya:
-Sen çok bilgili adamsın Hoca. Söyle bakalım bu dünyanın merkezi neresidir?
Hoca bir an düşünür, sonra kurnaz kurnaz gülümser:
-Benim durduğum yer, diye karşılık verir.
Adamlar gülüşerek:
-Aman Hoca bu ne biçim söz? derler.
Nasrettin Hoca hiç istifini bozmadan şu karşılığı verir:
-İnanmayan ölçer.
...Photobucket
AAAH BİZİM éLLER
Bir tanıdığı konuk olmuş Hoca’nın evine… Akşam yemeği yenilmiş, içilmiş, tatlı tatlı konuşulmuş, eğlenilmiş gece yarısına kadar. Tam yataklar hazırlanmaya başlandığı sırada/ konuk, bir türküdür tutturmuş:
“Bizim éller bizim élleeer,
Yatar iken üzüm yerleeer.!.”
Hoca gülümsemiş konuğun böyle ince bir şekilde üzüm istemesine… Yatağını göstermiş eliyle, bir yandan da aynı telden karşılık vermiş:
“Bizde böyle âdet yoktuuur,
Saklarlar da güzün yerleeer.!.”
*

KATIRIN GİTTİĞİ YERE
Hoca, günün birinde, çok huysuz bir katıra binmiş… Öylesine huysuzmuş ki; deh dersin gitmez, çüş dersin durmaz… ne yapılsa ne edilse faydasız…
İnadı yine üstünde katırın… Hoca’nın, “Çüş len, çüş.!.” demesine aldırmadan, almış başını gidiyormuş…
Durumu görenler sormuşlar:
“ -Ne tarafa gidiyorsun Hoca?”
Hoca, can derdinde… ne desin gayrı;
“ -Görmüyor musunuz.!?.” demiş, “Aha işte şu lanet katırın gittiği yere gidiyooom!..”

***teşekkürler Photobucketsayın çetin.***

Hiç yorum yok: