29 Nisan 2010 Perşembe

Photobucket
sevdakâr çelik _ÇİZinceLİKLE_portre_
Photobucket
DÜNün karikatürü_ Öncü karikatürcülerimizden CEM'in bir eseri.
emmi kızından emmi oğluna pulsuz mektuplar
............. Biliyon mu emmioğlu,
Okumayı belle demiştin ya hanı! İçimi bi heves gapladı ki heç deme!
Anamla asbapları yuduktan sona,
gendi gendime sohrana sohrana bahçaya gidiyodum.
Asiye Gadın’ı görmeyem mi! Hatça Gız’ın diyazası hanı!
“O ne gız, hotlaya hotlaya niyannı gidiyon? … eccük yavaş ol!
Az durda içesine iki laf edek!”

Söz takıldı dilime
Söyletmiyor kelime
İki satır yazınca
Şükrederim halime
Şinci gonuşmasaam “sen beni masimiyon mu” deycek…
Biliyom duymuştur okuma örgeneceğimi, eciğini cücüğünü sorar gari…
zati eyi bilirsin...birini yolda görmesin! Gendi horantası sankim,
milleti öö’le işinden eğliyo!..
“- İşim var eğleme beni Asiye Gadın!”
“-Haa! Şoo mesele disane!” “Eyi eyi!...Gız bana bak, bizim yegeni
fazla yormayasan ha!”
“He he…olur!..sen heç tasalanma…”
“Taa evden ağrı goşarak düşmüşüm yola…defteri galemi
goynuma sahğlamışım…işim vaa gücüm vaa!
bahçadaki otları tezcene yolup tezcene gideyim Hatça Gız’a deye…
gonuşmanın zamanı mı şinci!?..
yörüdüm gettim…
önümden bi gara pisik geçcek de nazar deycek deye ahğlım çıkıyo zati…
Aha şuramda da bi sızı!… ( hanı sol yanıma seni goyduğum yer vadı ya!)
Ne deye sızıladığını sen eyi bilirsin Emmi Oğlu!...Hemi de çook!..
Hele bi harfleri birbirine çatmasını örgeneyim..her bi şeyi yazcam sana…
Hemi de her bi şeyi…
......... Kalem aldım yazmaya
.......... Nameleri yazmaya
.......... Görenler şaşıverdi
.......... Başımdaki yazmaya

Gal sağlıcakla Emmi Oğlu…
Emmi Gızı selam ediyo…
ileti_28Nisan2o1o-00.26
Photobucket

TELİF HAKLARI / "Bu Blog İnternet sitesindeki eserlerin, 05.12.1951 tarih ve 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU uyarınca eserden kaynaklanan mali ve manevi hakları eser sahiplerine aittir, izinsiz kullanılamaz." />>devam

27 Nisan 2010 Salı





Photobucket
Photobucket*HABERimiz oldu, *HABERiniz olsun.!.
Sevgili Çizerler ve ÇİA Çağrıcıları,TMK mağduru çocuklara destek için başlatılan 'Dünyanın bütün çizerleri TMK mağduru çocuklar için ÇİZİN' projesine gönderilen karikatürlerden bir kısmı 21 - 25 Nisan tarihleri arasında 15. İzmir Kitap Fuarında Karikatürcüler Derneği İzmir Temsilciliği Standında sergilendi. Serginin kısa zamanda kotarılmasına rağmen gördüğü ilgi gerçekten çok memnun edici düzeydeydi.
İnanıyorum ki, onca insanın omuz verdiği bu etkinlik, çocuklar için gösterilen çabalara bir nebze de olsa katkıda bulunmuş oldu. Stanttaki çizerlere birçok insanın TMK ve bu kanunun mağdur ettiği çocukların yaşadıkları adaletsizlikle ilgili sorular sorması bile tek başına bu serginin bir şeyleri gerçekleştirdiğinin işareti. Sergide bu projeye karikatürleriyle katkıda bulunan Birol Çün, Zeynep Gargi, Kemal Buluş, Sezer Odabaşıoğlu, Sevdakâr Çelik ve Baki Murat Top gibi çizerler de hazır bulundu.
.......... Emeği geçen herkese teşekkürlerimle...
............... Baki Murat Top
ileti_26 Nisan 2010_23:20
Photobucket
“ŞAŞIRMAK” kolaj:aylin baş, karikatür:sevdakâr çelik, fotoğraf:Stefan Georgi

İzleyicimiz Aylin Baş, “ŞAŞIRMAK” adını verdiği kolaj çalışmasını MİZAH VE ŞİİR Dostlarıyla paylaşmak istemiş.
Değerli izleyicimiz; bir karikatürümüzden aldığı “ayrıntı”yı, Stefan Georgi fotoğrafıyla bütünleştirerek / her iki görsele de yeni bir boyut kattığını ve yeni çağrışımlar yaratacağını düşünmekte…
*
Yaratıcı bir düşünceye ilham kaynağı oluyorsa naçizane çalışma(ları)mız, bundan mutluluk duyarız.
… bize / gördüklerinden yeni çıkarımlar yapacak denli düşünce yetkini olduğunu hissettiren sayın Aylin Baş’a başarı ve iyilikler diliyorum.
…………………… Sevdakâr Çelik
26.o4.2o1o

26 Nisan 2010 Pazartesi

Photobucket *HABERimiz oldu,
*HABERiniz olsun.!.
Karikatürist Raşit YAKALI’dan
Engelliler ve Aileleri Dayanışma ve Eğitim Derneği Yararına
OLİMPİYAT KARİKATÜR SERGİSİ

AÇILIŞ ve KOKTEYL: o3 Mayıs 2o1o Pazartesi, saat: 17.oo
o3-21 Mayıs 2o1o – Basın Müzesi Sanat Galerisi – E Salonunda
*Divanyolu Cad. No: 84 Çemberlitaş-Eminönü / İstanbul
*Tel: 0212 513 84 58

25 Nisan 2010 Pazar

Photobucket

sevdakâr çelik _ÇİZinceLİKLE_ /*uğurböceği ve adam*
. Mavi Ege Dergisi'nin
Şubat-Mart 2010 tarihli sayısında /
mizah öyküm ve
"Sami Abi" adlı BANTkarikatürüm
yer aldı.

22 Nisan 2010 Perşembe

Eğitimci_Şair Ferda Balkaya ÇETİN; ele aldığı bir karikatürü, alışık olunmayan bir yöntemle irdeledi ve İL GAZETESİ'ndeki köşesinde okuyucularıyla paylaştı... . Söz konusu yazı şimdi de imeceMİZAH izleyicilerinin beğenisine sunuldu: SİHİRBAZ
Bir karikatürü analitik bir düşünceyle derinlemesine incelemek oldukça keyif vericidir.
İç dünyamızın renkli duygu ve bilgi birikimiyle mecazi bir anlam eşliğinde fizikötesi bir yolculuğa çıkarır bizi.
Bu yolculukta karşımıza çıkan sembolleri, objeleri imgelerle harmanlayıp görünen halin arkasındaki gerçeğe ulaşmaya çalışırız.(…)

>>yazının tamamını okumak için Photobucket TIKLAYINIZ!
DUYURU
'Dünyanın bütün çizerleri TMK mağduru çocuklar için ÇİZİN' karikatürleri

15. İzmir Kitap FuarındaTMK mağduru çocuklara adalet için başlatılan 'Dünyanın bütün çizerleri TMK mağduru çocuklar için ÇİZİN' projesine gönderilen karikatürler 21 Nisan(DÜN)'dan itibaren 15. İzmir Kitap Fuarında Karikatürcüler Derneği İzmir Temsilciliği Standında (116B)sergilenmektedir.
sevgilerimle,
---------------- ----------------- ----------------- Cartoons drawn for the project of the 'All the world's cartoonist DRAW for children victimised by the Law on Struggle Against Terrorism' will be exhibited at the 15th Izmir Book Fair between 21st and 25th of April 2010.
best regards,
Baki Murat TOPKarikatürist / Cartoonist
www.bakimurattop.net
***Bu etkinlik çocuklara adalet sağlanıncaya kadar devam edecektir / This event will continue until a right justice is provided for children.ileti_Baki MURAT /21 Nisan 2010_09:52
dünyanın en kısa mektubu /viktor hugo
Kendini Unutturmayan Yazılar /MARK TWAIN mektubu.../Sevdakâr Çelik
*Mektup, ilgi çekici bir edebiyat türü olarak, Batı dünyasında saygın bir yere sahiptir. Roman, şiir, tiyatro, öykü (…) denli önemsendiği için, bu alanda, hatırı sayılır ölçüde kitap yayını gerçekleşmiştir.
Çünkü mektuplar, “sanatçıların, o gizli saklı ve merak uyandırıcı” özel yaşamları hakkında ipuçları verir sevenlerine…
Çünkü mektuplar; sanatçıların, sanat ürünlerine çok da yansımadığı varsayılan “gerçek yüzleri”nin hilafsız belgeleridir…
*
Bu bağlamda / mizah severlerin, birçok açıdan önemli bulup yararlanacağı bir MARK TWAIN mektubunu paylaşmayı yararlı bulduk. (Arşivimizde yer alan sözkonusu mektup; 1964 tarih ve 77-80 sayılı Tercüme dergisinde yer almıştır.)
*

Amerikanın en ünlü mizah yazarıdır Mark Twain. Asıl adı Samuel L. Clemens’tir. “Tom Sawyer, The Adventures of Huckleberry Finn, A Connecticut Yankee in King Arthur's Court” tanınmış eserleri arasındadır.
Sanatçının mektupları bir cilt halinde toplanmıştır.
Necla Aytür’ün çevirisiyle edebiyatımıza kazandırılan 26 Ocak 1897 tarihli mektubu, papaz dostu J.H. Twichell'e yazmıştır Twain.
…………………… sevdakâr çelik
*

>>mektubun tamamını okumak için>> TIKLAYINIZ.!.

emmi kızından emmi oğluna pulsuz mektuplar
Sevgili Emmi oğlu,
............. Senin gibi gıymatlı mektubunun geldiği gün Yetim’i de yanıma alıp bostana vardıydım.. geçip oturuvedim mişmişin altına, dayadım sırtımı usuleyin…
Hava da bi gözel, bi gözel ki mubarek!.. sorma gétsin gayrı :)
Gınalı guzum gendi halında oyalanıyo... “get ötelere cancağızım, için açılsın senin de!..” deyom... deyom emme, sonracığıma gülüyom kendi halıma... eee, benim dilimden nasıl anlasın ki garibim. :)
...... Gınalı guzumu öteledikten sonra;
Bi garşı dağlara bakıyooom, bi pambık gibi bulutlara…
Bi yandan, "Katip arzuhalım yaz yare böyle..." türküsünü çığırıyor, bi yandan da son mektubuna yazıverdiklerini aha şu cahal gafamda düşünüyom:
“Bak emmi gızı, Hatça Gız’ı çok seversin biliyom..
Hem de biliyom ki, mektubu ondan keri kimseye okutmazsın ... Okutmazsın da / dünyanın binbir türlü halı var… o yüzden diyom ki artık ayakların yere sıkı basa..”

(töbe töbee!..ahacık galktım ayağa…bi de gözel basıyom ki torpağa, acep ne olacak déyi… annamadım emmee… valla'a, héç de bişey olmayo gari... ö'öle apışıp galdım yani... neyse...)
“Hanı diyom ki, okuma yazma ögrensen gari..” déyivermişsin ya!
Diyom ki kendi kendime;
Emmi oğlu valla çoook akıllı… helbet eyiliğimi isteyo onu bileyom zati..
Okuma yazmam yok déyi gendi başıma bi yere gidemiyom..
Yüreciğim hep sızılıyodu da hani ben, şeyy!.. gurbetlikten biliyodum…
Şinci sen deyince furdum gafama… gendi gendime dedim ki: “aha bu akılsız gafa … Boşa gezdiriyom seni gafa déyi… Hatça Gız’a bak! Çatır çatır okuyo… Emmi Oğlu eyi bilmiş… artık ögrenmem ilazım… Allah’ın izniyle çarçabuk sökerim işallah… Garar verdim ya! tamamdır!... "
..... Pek heycanlandım şinci…
Hele bi ögreneyim...
Gerisi golay…
........ Can kapıya dayandı
........ Ev beyaza boyandı
........ Varın söyleyin yare
........ Emmi Kızı uyandı

........................... Emmi Kızı
ileti_21Nisan2o1o-23.19
Photobucket
TELİF HAKLARI / "Bu Blog İnternet sitesindeki eserlerin, 05.12.1951 tarih ve 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU uyarınca eserden kaynaklanan mali ve manevi hakları eser sahiplerine aittir, izinsiz kullanılamaz." />>devam

19 Nisan 2010 Pazartesi

Photobucket*HABERimiz oldu,
*HABERiniz olsun.!.

'Dünyanın bütün çizerleri TMK mağduru çocuklar için ÇİZİN' karikatürleri15. İzmir Kitap FuarındaTMK mağduru çocuklara adalet sağlamak için başlatılan 'Dünyanın bütün çizerleri TMK mağduru çocuklar için ÇİZİN' projesine gönderilen karikatürler 21 - 25 Nisan 2010 tarihleri arasında 15. İzmir Kitap Fuarında Karikatürcüler Derneği İzmir Şubesi Standında sergilenecektir.
----------------
Cartoons drawn for the project of 'All the world's cartoonist DRAW for children victimised by the Law on Struggle Against Terrorism' will be exhibited at the 15th Izmir Book Fair between 21st and 25th of April 2010.Baki Murat TOPKarikatürist / Cartoonist
http://www.bakimurattop.net/
Bu etkinlik çocuklara adalet sağlanıncaya kadar devam edecektir / This event will continue until a right justice is provided for children.
ileti_Baki MURAT /18 Nisan 2010 _13:20
"bir SÖZ vardır bende benden içerü"/EMERSON diyor ki:.. tasarım-sevdakar çelik 19.04.2010
NasrettinHocaAramızda- Photobucket
HALDEN ANLAMAK
Hoca bir gün evinin damında çalışıyormuş. Nasıl olmuşsa, kaymış ve ne olduğunu anlamasına meydan kalmadan kendini yerde bulmuş. Bir süre baygın gibi yatmış, sonra yavaş yavaş kalkmış. Başına birikenler soru yağmuruna tutmuşlar Hoca’yı:
-Bir yerine bir şey oldu mu hocam?
-Hocam, nasıl düştün?
-Neden dikkat etmiyorsun a Hoca!
-Sen de hiç akıl ve dikkat yok mu?
Bu sözlerden iyice sıkılan Hoca, şu karşılığı vermiş:
-Ne desem boş… İçinizde daha önce damdan düşen varsa, halden ancak o anlar…
Photobucket
HELVA yiYEmeMEK
Hoca bir gün şöyle konuşmuş kendi kendine:
-Tanrım ne garip iştir bu dünyanın gidişi! Bir türlü aklım ermez. Bir helva yemek isterim; yağ bulunur, un bulunmaz… Un bulunur, şeker bulunmaz… Şeker bulunur, odun bulunmaz… Gün olur bunların hepsi bulunur, bu kez de ben bulunmam!...
*
İNANMAYAN TUTAR ÖLÇER

Bir gün bir konuşma sırasında komşuları şöyle bir soru sorarlar Hoca’ya:
-Sen çok bilgili adamsın Hoca. Söyle bakalım bu dünyanın merkezi neresidir?
Hoca bir an düşünür, sonra kurnaz kurnaz gülümser:
-Benim durduğum yer, diye karşılık verir.
Adamlar gülüşerek:
-Aman Hoca bu ne biçim söz? derler.
Nasrettin Hoca hiç istifini bozmadan şu karşılığı verir:
-İnanmayan ölçer.
...Photobucket
AAAH BİZİM éLLER
Bir tanıdığı konuk olmuş Hoca’nın evine… Akşam yemeği yenilmiş, içilmiş, tatlı tatlı konuşulmuş, eğlenilmiş gece yarısına kadar. Tam yataklar hazırlanmaya başlandığı sırada/ konuk, bir türküdür tutturmuş:
“Bizim éller bizim élleeer,
Yatar iken üzüm yerleeer.!.”
Hoca gülümsemiş konuğun böyle ince bir şekilde üzüm istemesine… Yatağını göstermiş eliyle, bir yandan da aynı telden karşılık vermiş:
“Bizde böyle âdet yoktuuur,
Saklarlar da güzün yerleeer.!.”
*

KATIRIN GİTTİĞİ YERE
Hoca, günün birinde, çok huysuz bir katıra binmiş… Öylesine huysuzmuş ki; deh dersin gitmez, çüş dersin durmaz… ne yapılsa ne edilse faydasız…
İnadı yine üstünde katırın… Hoca’nın, “Çüş len, çüş.!.” demesine aldırmadan, almış başını gidiyormuş…
Durumu görenler sormuşlar:
“ -Ne tarafa gidiyorsun Hoca?”
Hoca, can derdinde… ne desin gayrı;
“ -Görmüyor musunuz.!?.” demiş, “Aha işte şu lanet katırın gittiği yere gidiyooom!..”

***teşekkürler Photobucketsayın çetin.***

18 Nisan 2010 Pazar

1997 ÖSYM KILAVUZU'nda OĞUZ ARAL çizgileri...

1997 ÖSYM KILAVUZU'nda OĞUZ ARAL çizgileri...
Üniversiteye girişte, sürekli değişen sınav sistemlerine koşut olarak isimler de değişiyor. ÖSYM, ÖSS derken; geçen hafta, YGS ile ter attı gençler...
"Ne mene bi şeydir şu YGS?" diye merak edenler için harflerin açılımını vermek boynumuzun borcudur. YGS=Yükseköğretime Geçiş Sınavı
*Günün birinde bağlama çalmaya özenmiş Nasrettin Hoca. Almış tezeneyi, vurmuş sazın döşüne, tıngır mıngır çalmaya başlamış. Lakin görenler, Hoca'nın saz çalma işine şaşırıp, demişler ki;
"-Aman Hoca'm, bu nasıl saz çalmaktır?!. Bu işin ustaları, bağlamanın sapı üzerinde ellerini